MASAL
Sakladım seni, karanlığımda sevdim.
Bir umut filizlendi, evimden geçtim.
Gözyaşım uğrunda şenlendi.
Yüzün bana değsin,
ben severim.
Ben artık renklendim;
bir rüyanın hatırına
baharda çiçeklendim.
Yüzüm sana değsin,
sen…
Buralar cehennem, gelsen şenlensem.
Sayfalarda, karanlıklar içinde karaladığım umutlar…
Günden güne yeniden doğurduğum sancılar.
Kardan aydınlıklarım vardı;
soğuğu ve yalnızlığı kuşanmıştı.
Senlerim vardı, sensizlikle çoğalan.
Düşlerim vardı, yalnızlaştıkça kalabalıklaşan.
Her gün uyandırdım kendimi bu yakıcı hayalden,
her gece bu hayalle uyudum;
üzerimi seninle örttüm.
Geçici bir düş zenginliğinde
gözlerimi, sesimi, nefesimi seninle doldurdum.
Yüreğimi seninle büyüttüm,
sensiz bir sessizlikle.
Her şiirimde seninle konuştum,
sessiz bir bekleyişle özledim.
Saramadım seni,
en çok da bu üşütür beni.
Saçlarıma düşen karlar gibi
durmadan çoğalıp sırılsıklam oluyor bu hasret.
Canımın arasına katıp sayfalarda konuştuğum,
yüreğimde uyutup hayaliyle avunduğum…
Bana sorsalar günlerden Yusuf derim.
Sorsalar, hani Yusufsuz baharın yeşili yok derim.
Yusuf derim; yaşamak olur adı.
Gözyaşı, arayış, bekleyiş olur adı.
Yusuf derim; hasretim geceden gamlanır.
Yusuf derim; gökyüzü değiştikçe değişir.
Ayaklarımın üşümesi,
yüreğimin çilesi…
Ben Yusuf derim, siz bilmezsiniz.
Yusuf’u görenler bilir.
Görmezler ki bilsinler,
bilmezler ki kederimi anlasınlar.
Sahi, lütfen siz Yusuf’u bilmeyin.
Düşüncesini bile kıskanırım,
gözlerimden ele kıskanırım.
Siz bilin ki ben aşkı düşünürüm
yağmur eşliğinde.
Yusuf’u düşünürüm
gözyaşı serinliğinde.
Aşkın bir adı da Yusuf.
Hasret çektiğimde
ben Yusuf’u bilirim;
lütfen siz bilmeyin.
Elleriniz, gözleriniz, düşünceleriniz
dokunmasın ona.
Yusuf benim masalım.
Adını andığımda dünya susar.
Adı içimde kalır,
dünya bilmez.

Yorumlar
Yorum Gönder