SEVGİLİM ÖLECEKSEM ÖLEYİM
Sevgilim,
Öleceksem öleyim…
Bu kalışlar ve gidemeyişler,
Her gün yeniden kanayan kadının sessiz çığlığı yarına.
Zehir gibi işler ruhuma,
Suskunluğun buruk, acımsı tadı.
Sana inanmış olmanın hazin yanı.
Derdim, sadece sevilmek değildi,
“Sevgilim” derken bile, içimin titreyen ürkekliği.
Anlaşılmadan göçüyorum,
Gönlünün kurak ovasından.
Sarılmadan vedalaşıyorum yokluğundan.
Tüm yoklukları dolduran bir varlıksın bana;
Azlığın çokluğundan,
Yokluğun tüm hisleri sende yutmuşluğumdan.
Sevgilim,
Öldüreceksen öldür.
Enkazın matemi bu çığlıklar sana.
Seven kalbe hatır duymayan yanın,
Kendi ellerinle kanattığın yaranın,
İyileştikçe kaşınan acısıyım kabuğunun.
Sevgilim,
Öleceksen öl içimde.
Sana baharları, kuşları bıraktım.
Ben, soğuğun kan donduran yanını damarlarıma kattım.
Ruhumun ipleri, kanatlarına asılmış bir intihar bana.
Nefes alırken ve nefessiz,
Azımsanmayacak bir hiçliksin sabaha.
Sevgilim,
Öleceksem öleyim.
Merhabasız bıraktığın gecenin ertesiyim.
Tükettiğin cümlelerin israfıyım sana.
Dünyayı taşıyamadığım bir boşluksun acıma.
Sana çiçekleri, kitapları bıraktım.
Kuruttuğun cümlelerde hatıra kalan yanım,
Raflara kaldırılmış, unutulmuş bir mısra adım.
Dünde bıraktığın bir gençlik masalı yanım.
“Bir varmış, bir yokmuş”la sonlananım.
Yangında yanan ev de benim.
Sevgilim…
Öleceksem, öleyim.

Yorumlar
Yorum Gönder