SANA DAİR
Ben uzak hülyalara uğrarken sen ardımda kalan burukluk
Neden gelmediğimi hiç anlamayacak bir ruh
Seçtiğin aydınlık ben de tarifsiz karanlıklar yarattı
Her gün boğulurken ruhum oturup saatlerce sana yazdım
Senle konuşuyorum sanıp ruhumu acıttım
Sana yaza yaza seninle çoğaldım
Zamanla sana yazdığımı sanarken senden azaldım
Fark ettim ki azalan ne ellerin ne sözlerin
sen bir rüzgardın ben seni çok abarttım
oysa esip geçecektin ben savrulduğuma şaşırdım
Bu soğuk hayalden ben geçtim
Bu rüzgarlı geceden sen geçtin
Çok yaktı yakarken uyuştu ruhum
Üşüdüm üşüdüm çok yanmaktan üşüdü yüreğim
sana doğru koşan bi rüzgardım
kapında usul usul bekleyen
sıcak bir esintiyle kandırdım sessizliği
gün gün arttı kandırmanın sancısı
yağmurlar ektim kardan gecelere
gün gün eridim cümlelerin sessizliğinde
mürekkebin akışkanlığında belli belirsiz kelimeler
zaman denen akışın içinde belli belirsiz senli izler
bir vardın azdın çoktun çoktan bile çoktun
seni beklemeye ayırdım saatleri
seni beklerken bir rüzgar fısıldadı yüreğime
çokça yanıldın
arzu ve istekle kimi geceler ateşli bir kadın
parmak uçlarına kadar yangın
parmak uçlarından saçlarına kadar dargın
günden günlere sitemlerim nar taneleriydi
ne yöne estiğini bilmeyen bir rüzgardan kederli
sen bir rüzgardın ben seni özgür bıraktım
ne yöne eserse essin
beni bulmayacaksa sarışları esip geçsin
sen bir rüzgardın okşanmak istediğim
serinliğini dilediğim
darmadağın etsende kucaklamaya çalıştığım
sen bir rüzgardın ben sana sarılamadım
esip gitmek istedin hiç yıkmamışçasına ovaları
ben yıkılmaya meyilli bir evdim
senin fırtınalarında çelimsizdi titrekliğim
benim fırtınalarıma alışık olmayan çocuksu ürkekliğin
sen bir rüzgardın dokunup dokunup sarmayan
yangını ve soğukluğu tattıran
esip yıkan dağıtan geceyi ve ruhumu kanatan
sen bir rüzgardın beni saracak sandığım
bilemedim
sen rüzgardın gülden güllere konardın
dokunur ve geçerdin evin yoktu senin
vardığın her limanı ev yapacakmış gibi sarstın
sen bir rüzgardın ben bunu çok geç anladım
şimdilerde kederinden ağırlaşan bir bulut oldum
gözyaşlarından nehirleri coşturan
durgun bir serinlik ve derinlik
uzak diyarlara hasretle eserken rüzgarım
sana uğramak istedim hep sen de eseyim
seninle eselim seninle derinleşelim
istedim ki sen de bana es hep benimle kal
sen bir rüzgardın önce okşadın sonra dağıttın geceyi
ben ürkek bir esinti sessizliği sitemi
sana esemeyecek kadar serzenişli
ne senin bana esmeye cesaretin olacak
ne benim artık sana fısıldayacak gücüm
ben senin rüzgarından sağ çıkamamış
uzak hülyalara yolcu bir gelincik
sen içimde kalan burukluk
sen bir rüzgardın ben bunu çok geç anladım

Çok güzel, elinize, yüreğinize sağllık Kardeşim🤲
YanıtlaSil