YİTİK MEVSİM




Sevgim kendi kollarımda kırıldı.
Sarıp sarmaladım onu;
her gün serzenişli hülyalarda zehirledim içimi.
Tuttum ellerinden olan biten her ne varsa,
“o öyle değildir”ler yamaladım dilime.
İnsan kalbinden kaç defa kanlı dikiş ipleri sarkıtır, 
bilemedim.
Diktikçe diktim;
yamalı ama her defasında
daha da örselenmiş,
daha da başkalaşmış bir şeye dönüştü içimde.
Kalbim derken,
titreyen dudaklarım ve boğucu, kırılgan sesim arasında
sıkıştım kaldım.
Meğer farkında olmadan
Kefenini dikiyormuşum yüreğimin;
Sessiz sedasız, hummalı bekleyişler arasında, 
ruhumu kanatıyormuşum.
Acılı bir dalgınlıkla kayboldum evimde.
Saatleri fotoğrafınla öldürüp
yeni saatler doğuruyorum.
Sen geçmiyorsun, gün geçiyor.
Sen bitmiyorsun, saatler eriyor.
Seni sevmek hiç geçmiyor.
Canımı acıtsa da
seni sevmekten geçemiyorum.
Daha en baştan esirdim,
daha en baştan tutsak.
Bir kan sıcaklığı havanın acı esintisi,.
Özlemin adı: yitik bir mevsim serpintisi.
Gelecekten ve dünden bahsediyor
hayallerin gelgitleri.
Sıkışıp kalmış bir kadının kederli yüreği,
kendinden azalarak uyandığı her sabahta
yıkımlarını arttı.
Bulmaya çalıştığı, kaybettiği yitik bir güçtü.
Her gün aradı, çabaladı, kendinden eksilerek.
Kendi gücünün gölgesinde dermanı kesilerek
Gücünün gölgesinde güçsüzleşti.
Sönmeyen umudu sancılı aşkınaydı.
Kendine sarılmak kaldı ona,
vedalara darılarak.
Kendi kollarında boğulurken ruhu,
özlemlerine kattığı tek bir isimdi.
Her gece içinden fısıldadı o ismi;
özlemlerini büyüterek
gözyaşlarında sarıldı.
Hiç tutmadığı elleri kucakladı,
hiç dokunamadığı teni kendine kattı.
Gözyaşıyla dolu geceler vardı.
İhtimaller denizde dalga çırpınışlarıydı.
O, hiç rüzgâr esmeyen bir limana
dokunmaya çalışırken
kırılganlığı büsbütün arttı.
Bir hayalin sıcaklığında
bir ömrü tüketecek özlemler vardı.
Kadına hasret kaldı.
Bir hayalin sıcaklığında
bir ömrü tüketecek beklemekler vardı;
sessiz sedasız.
Kadına
beklemekler kaldı.

Yorumlar

Popüler Yayınlar