SANA KOŞAMADIĞIM YERDEN
Her Düş Öldüğüm Masal
Yazmayacaktım, yanmayacaktım
bu masaldan usul usul çıkacaktım
demlenirken sessizliğim,
soğumanın köşesinde kaldı yıkımlarım.
Hep ileriye adımladım sandım
dünde kalan bir tükenmişlik adım
dualarımda bile özgür kanatların
belki başka bir masalda yazılı adın.
Bana dair bir sürgün
kalbi sızlatan bir düştün
tükenmeyen çaresizlikten geliyorum
sana kavuşmanın yollarında
sana ulaşmayan hasreti biriktiriyorum.
Kalbimi susturamıyorum
sessiz bir acının yasında
o hiç kuramadığımız hayallerden geliyorum
gözyaşlarına bulanmış bazı yanlarından
sana sarıldığımı düşlüyorum
seni unutmaya çalıştığım yerden sarıyorum
sana koşamadığım yerden adımlıyorum
eksilen bir tebessümden sesleniyorum
oysa sensiz gün öldürüyorum.
Beklemeyi bıraktığım uçurumdayım
kendimi sana sakladığım karanlıktayım
kendimi sarmalamaya çalıştığım yaralarım
kaçtıkça kendime vardığım sen yanım.
Her gün seninle bir ömür
bir yan da güz rengi keder
sende titreyen alev
bir yan da eksilen ömür
Yanan yüreğimin nağmeleri
şu sessiz kelimelere sitemli
bir bedevi yalnızlığında seraba meyil
sen o serabın eksilmeyen hasreti
eskidiğim bir gün gelmeyenden
eksilmeyen bir dün hasretten
bulutlar kadar dolu
onlar gibi berrak.
Şu göğsümde taşıdığım güzel yara
gün olup kararan, gün olup sızlayan
bazen sağanak sağanak acıtan;
bazen gözpınarlarımı süsleyen yağmur
bazen yüreğimde titreyen bir güz
kimi zaman çokça hükümsüz
sakinleşip derinliği kucaklayan
bir yaz günü gibi susuz.
Gelinlik yaşta
sessiz bir hayali sarıp
bir tek acım kalsa senden bana
bir tek sesim kalsa yüreğini sarsa
bir tek yaram kalsa, yüreğinde şifalansa
gerçeğin gölgesinde hayal
silkinip uyanmasa da
iyiliğini isterim,
her düşte öldüğüm masalda.


Yorumlar
Yorum Gönder