YAĞMURUN MÜHRÜ
yağmur, yine yağmur
her gün yeniden dirilen
acıtarak derinleşen
sesin her günkü sesin
yağmur, sen misin kederim?
bir düşün kırıklığı
doğan günün burukluğu
uyuyup uyanıp gark ettiğin keder
yetmedi mi yağmur?
zemheri, içimin mevsimiymiş
baharı düşleyen bir gün gibi
yeniden kanatıp aşıyorum dünleri
içimden süzülüyorsun yağmur
evi olmamış kimseler gibi
sarıp sarmalıyorum hüznünü
hüznün bereketi sen misin yağmur?
sen nerenin acısı
yağa yağa dinmeyen bir yas mı adın
yüreğimdeki derin kuyu
sen nerenin sızısı
bir çığlık olup taşıyorsun düşünmeden
sen yüreğimi çelikten mi sanıyorsun?
içime yağa yağa gözlerimden akıyorsun
sen bu gözleri akıllanır mı sanıyorsun?
gözlerimden göğe renkleniyorsun
mevsimlerden gün deriyorsun
usul usul yüreğimde titriyorsun
ben bir gül solup gitmeye meyilli
kokmadan kurumaya seyirci
sen yaprağımda bir damla güzellik
güllerin serinliği
bulutlardan söz olup sesleniyorsun
çığlığını kuşanıp yüreğime haykırıyorsun
evim talan, benim yurdum sen misin yağmur?
yağarken göğsümde susuyorsun
sessiz sessiz fısıldıyorsun
hüznü bana katıp, kaçıyorsun
sen duruluyorsun
ben yağıyorum
yağdıkça aksıyor sesim
kelimeler saklanıyor yüreğimde
beni bana küstüren yağmur
ruhumu yakalayıp sözlerimi susturan
sırılsıklam olup ateşinde kül olduğum yağmur,
gözlerimin hakkı sen de kaldı.
yar mısın har mısın
yüreğimi acıtan o zarif sağanak mısın?
kuşun kanadını okşayan sıcaklık,
mezarlıkları yeşerten bahar mısın?
anasız babasız yavrunun akıttığı yaş,
sokakta kaldığım karanlık mısın?
taşıp taşıp akıttığım,
gözlerimde bir yangın masal mısın?
durulup yeniden sarıldığım yağmur
sen ben de eksilmeyen yaşamak mısın?


Yorumlar
Yorum Gönder